banner117

Fantom yaşantı...

Savaşlar...

Uğruna ölen ve yaralanan milyonlarca insanın sorumlusu olan olaylar...

Birinci Dünya Savaşı gazisi Ahmet Dedemiz anlatıyor: “Tüm arkadaşı olduğum insanların kollarımda can verdiğine tanıklık ettim. Binlerce defa artık bu acıya dayanamadığımı ve şehadet şerbeti içmeyi istediğimi hiç unutamıyorum. Kulaklarım patlama sesinden hiç duyamaz hale gelmişti. Günlerdir bir şey yememiş ve su olarak yerdeki bir birikintiyi kullanmıştık. Düşman orduları mermisi tükenmiş tüfeklerimize var gücüyle koşarken artık içimizdeki tüm umut tükenmişti. Artık sadece geri çekiliyor, canımızı kurtarmaya çalışıyorduk. O sırada bir ses tüm mevzilerde yükseldi defalarca ve korkusuzca; Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum. Biz ölene dek yerimize yardımcı kuvvetler gelecektir!– Bundan sonrasını hatırlamıyorum. Fakat tek hatırladığım kurşun geçirmez bir bulut şeklinde şimşek gibi düşmana çaktığımızdı. Bir ara süngüsünü kullandığım tüfeğimin kaybolduğunu fark ettim. Hemen yerden başka bir tüfek almaya çalıştım fakat alamıyordum. Sonra ne oldu bilmiyorum gözümü açtığımda başımda bir hemşire vardı. Meğer ben o an bayılmışım ve yere tüfeğimi düşürmüş ve alamayışımın sebebi ise kolumun kopmuş olmasıymış. İşte evladım o zamandan bu yana bu olmayan kolum kaşınıyor ve ağrıyor. İnsanın olmayan kolu nasıl ağrıyabilir ki.. O günler de benim ruhumda böyle bir yaradır”

İşte tıpkı Ahmet Amcamızın da anlattığı gibi bir zamanlar ağrıyan, kaşınan ve var olan bir kol artık olmasa bile kaşınabilir, ağrıyabilir ve hissedilebilir.

Tıpkı Ahmet Amcamızın savaşta yaşadığı travmalar gibi...

O an çok korku ve acı verici olaylar vardı ancak şu an olmasalar bile hissedilebiliyor, acıyabiliyor ve kaşınabiliyordu.

Tıp dünyasında kopan organların hâlâ hissediliyor olmasına “Fantom Uzuv" denir.

Gördüğünüz gibi hayatımızda bir zamanlar olmuş olan travmatik olaylar da aynı fantom uzuvmuş gibi bizi rahat bırakmaz.

Aynı acıyı –belki kısmen hafifleyerek– yüreğimizde hissederiz.

Bu hisler bizi günlük hayatımızda sıklıkla rahatsız eder, işlerimizi aksatır ve mutsuzluğa sürükler.

Peki sizlerin hiç var mı böyle travmatik yaşantıları?

Bir kayıp, ayrılık, unutulamayan bir olay...

İşte bunların her biri bizlerin birer “fantom yaşantılarıdır".

Bizleri günlük hayatta rahatsız eder, verimimizi kullanmamızı engellerler.

Fantom yaşantıdan kurtulmak mümkün mü?

Cevap: Elbette!

Ancak bu kurtulma işlemi filmlerdeki gibi tamamen unutma şeklinde değildir.

Psikolojik Danışma yardımlarının fantom yaşantıya müdahalesi; onu unutmanız değil onunla beraber yaşayabileceğiniz hale dönüştürmektir.

Hedefine ulaşmış bir danışma sürecinden sonra artık bu an ve anıların sizi rahatsız etmediğini, aksine hatırlarken kötü yanı yerine iyi yanını hatırlıyor olduğunuzu fark edersiniz.

Böylece, psikolojik danışma yardımından sonra kaybettiğiniz birisini, bir trafik kazasını, savaşı, korona anılarınızı, depremleri, yangınları, felaketleri, panik nöbetlerinizi, taciz veya tecavüz travmalarınızı...

Veya olayın ne olduğu ve büyüklük–küçüklüğü fark etmeksizin sizde travma etkisi oluşturan bir durumu travma olarak değil olması gerektiği gibi hatırlarsınız.

Sonuç olarak artık sırtınızda bu yükü taşımak zorunda kalmazsınız.

Bir işi yaparken o işe odaklanabilir, defalarca kez gözleriniz önünde canlanan anılarla karşılaşmazsınız.

Rüyalarınızda travmatik etkiler bariz şekilde azalır.

Daha verimli, sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmeye başlarsınız.

Kişiliğinizi olumsuz etkileyen bu düşüncelerden arınmış olursunuz.

Okuduğunuz ve vakit ayırdığınız için teşekkür eder, sağlıklı ve mutlu günler dilerim...

YORUM EKLE

banner83

banner184