banner117

Kime ne...

Herkes kendi hayatından mesuldür.

Kendimize ait fikir ve görüşlerimiz, yaşam tarzımız vardır.

Seçme ve seçilme hakkımızda bunlardan biridir.

Her birimize Allah’ın vermiş olduğu akıl vardır.

Nasıl istersek öyle kullanırız, tıpkı oy kullanma hakkımız da olduğu gibi.

Yahu kimseyi kırmak inanın istemiyorum ama böyle damarıma damarıma basmayın da artık.

Yazılarımı Siyasileri yerden yere vurmak için kullanmadım ve kullanmayacağımda.

Eleştirmeye kalksam her gün durmaksızın yazmak zorunda kalırım.

Ama bunu yapmayacağım…

Efendim bir önceki yazımda da bahsetmiştim sizlere de küçük bir sakatlık geçirdiğimi.

Başımıza ne zaman ne gelir asla bilemeyiz.

Yeter ki küçük kazalar ile gelmiş geçmiş olsun.

Ayak parmağım kırılmıştı.

Oldukça da zor süreçler idi benim için.

Sakın bana aman parmak ne olacak demeyin.

Bende ilk önce dalga geçtim kendimle ama öyle olmuyormuş, kırık iyileşmesi o kadar kolay değilmiş.

Hala çekiyorum ama buna da şükür Rabbim beterinden korusun…

Şimdi ise trajikomik bir olay anlatacağım ve tam olarak da oy kullanma hakkımız ile ilgili.

Sevdiğim değer verdiğim bir ağabeyin dediği söze hala anlam veremiyorum…

Sakatlığım nedeniyle yaptığımız görüşmede “Ayağını Turgut Babaoğlu’na oy verdiğin için mi vurup kırdın” dedi telefon konuşmasında.

Ve bende susma hakkımı kullandım o anda.

Şimdi buradan hem o ağabeyime hem de onunla aynı düşüncede olanlara soruyorum…

Nerden biliyorsunuz Turgut Babaoğlu’na oy verdiğimi?

Gördünüz mü?

Oy verdim ya da vermedim bu benim Vatandaşlık hakkım değil mi?

Kime ne?

Bu gibi söylemler ilk değil di tabii ki ama son olmasını dilerim.

Ama gerçekten yeter artık!

Varsayımlar ile kendi kurduklarınız ile suçlamaktan vazgeçin.

Günaha giriyorsunuz, kul hakkına giriyorsunuz benden demesi…

Bu nasıl bir yaklaşımdır ya.

Ayağımı çarpmışım ve parmağım kırılmış bulduğun sebep bu mu?

Ecelim gelse ölsem Turgut Babaoğlu’na oy verdiğimi düşündüğünüz için mi öldü diyeceksiniz?

Aradan 2 yıl geçmiş ama değişen hiçbir şey olmamış.

Siyaset böyle yapılmaz…

Kıra döke varsayımlar ile siyaset ilerlemez.

Ya hakkıyla yürütün geminizi ya da çekilin.

Ama artık kırıp dökmekten, bilip bilmeden konuşmak dan vazgeçin.

Bu sözü diyen ağabey “şaka yapmıştım” diyebilir ama böyle şaka olmaz.

Seçimin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen hiç söylemleriniz bitmedi.

Herkes suçlandı.

Mümkünse bir de dönüp kendinize sorun “biz nerde hata yaptık” diye.

Ha bu arada…

Ben sadece sıradan bir Sevil’im.

Beni bu kadar abartmayın derim.

Zannettiğiniz kadar kudretli olsaydım şu anda Başkanlık koltuğunda ben oturuyor olurdum…

Sağlıcakla ve İyi Niyetle kalın...

YORUM EKLE

banner83

banner184