Yol, Yolcu, Yolculuk

Her insanın dünyaya gelmesiyle birlikte yaşam yolculuğu başlar. Ömrünün sonuna kadar yolculuğu devam eder, belli bir mesafe yol alır ya da alamaz. Herkes kendi yolculuğuna ve diğer insanların yolculuğuna bakarak değerlendirmeler yapar, yargılarda bulunur.
"Nereden nereye geldik"
"Neden geride kaldın"
"Neden yavaş yol alıyorsun"
"Yanlış yola girdin"
"Yolu uzatıyorsun"
"Pek de yol alamamışsın"
"Çok kötü yürüyorsun"
"Hayat seni yormuş"
"Ben beceremedim"
"Olduğumuz yerde sayıyoruz"
"Kader yürü dedi, yürüdü gitti"
"Bir adım ileri iki adım geri gidiyorum"
"Büyük adam oldu"
Gibi daha bir çok yargılarda bulunuruz yolcunun bulunduğu hale, bulunduğu yere, katettiği mesafeye bakarak.
Oysa hepimizin hayata başladığı yer aynı değil, kimi ta dipten başlıyor yolculuğa, kimi çok yukarılardan. Kimi engebeli bir arazide yürümek zorunda oluyor, kimi düz ve pürüzsüz bir yolda. Kiminin yükü daha çok oluyor, kiminin yükü daha az. Kimi başkasının yükünü hafifletiyor, kimisi yük oluyor başkasına. Kimi toplu yürümeyi seviyor/tercih ediyor/doğru buluyor, kimi tek başına. Kiminin kendi(iç) yükü de ağır, kiminin hafif. Kimi hastalık ve engel sahibi, kimi sağlıklı ve güçlü. Kiminin yolculuğunu geri çekenler var, sürekli geri dönmek zorunda kalıyor, kimini ileri doğru destekleyenler. Kiminin azığı az, kiminin azığı bol. Kimi patikadan yürüyor, kimi ana yoldan.
Bir insanın yargılanması ve ödüllendirilmesi bu yolculuktaki bulunduğu yere ve katlettiği mesafeye göre mi olacak, yoksa taşıdığı niyete ve verdiği çabaya göre mi olacak.
Yani dostlar, hiç birimiz diğerimizin içinde bulunduğu durumu, niyeti ve çabayı tam olarak bilemeyeceği için birbirimizi yargılamak yerine anlamaya ve destek olmaya çalışalım. Yargılamayı herşeyi bilene bırakalım.

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hikmet yılmaz
Hikmet yılmaz - 2 ay Önce

Yaşadığın yeri Cennet yapamadığın sürece kaçtıpın her yol Cehennemdir

banner83

banner184