banner117

Zihin okumak…

Sizce de çok havalı değil mi?

Düşünsenize birisi sizin hakkınızda ne düşünüyorsa hemen öğrenebiliyoruz.

Kafalarının içinde dolaşabiliyoruz.

Böylesi bir yetenek gerçekten kusursuz.

Birçoğumuzun heves ettiği ‘Zihin Okuma’ film sektörünün bile yıllarca kullandığı bir mucize oldu.

Öyle ki bilimkurgu filmlerinde başrol oyuncusu olan yakışıklı bir erkek veya güzel bir kadın, çevresindekilerin aklını artistik hareketlerle okuyuverir ve süper kahraman ilan edilir.

Şöyle bir hayal etsenize şehre kötü adamlar geliyor ve siz Hendek üniversite sokağında asırlık ağaçlar arasında hayatın anlamını sorgulayarak yürürken, birden elebaşı olan bir kötü adamın aklını okuyor ve günü kurtarıyorsunuz.

Çok sevgili ve saygıdeğer Turgut Başkanımız size Hendek’in sembolik anahtarını veriyor…

Elbette böylesi hafif tebessüm ettiriyor. Zihin okumayla ilgili gelin bir de örnek yaşantı canlandıralım;

Mesela bir markete alışveriş için girdiniz, erzakları aldınız ve kasaya geldiniz.

Kasiyer gülümsemeyen ve sanki ‘Alacağını al ve git lütfen’ der gibi sizinle ilgilenmiyor.

Ona ‘Kolay gelsin’ demenize rağmen duymuyor işine bakıyor.

Şimdi bir dakika okumayı bırakın ve gözünüzde canlandırın; Ne düşünürdünüz?

Ne hissettirirdi bu size?

‘Ne kadar saygısız, sanki paramızla almıyoruz da çalıyoruz!’

‘İyi günler bile demiyor görgüsüz…’

‘Bak bak tavırlara bak hallere bak. Yazık…’

Bu ve bunlar gibi nice cümlelerin aklınızdan geçmesi çok muhtemel çünkü haksızlığa uğramış hissediyorsunuz.

Siz de bu şekilde düşündüyseniz bravo siz de hepimiz gibi çok iyi bir ‘Zihin Okuyucususunuz’.

Kasiyer şöyle de düşünüyor olabilirdi; ‘Çok yorgunum.

Mesaimde 8. saati bitirmek üzereyim.

Hasta dedeme yardım edip bir an önce uyuyabilsem keşke’.

Yani zihin okudunuz ve karşınızdaki kişi adına konuştunuz ve yine kendi kendinize olumsuz duygulara sahip oldunuz.

Bilişsel Psikolojide zihin okuma kavramı sanılanın aksine iyi ve artistik bir mucize değil ilişkileri ve ruhsal durumumuzu zora sokan bu tür düşünce yanılgısıdır.

Benzer şekilde biriyle bir probleminiz olabilir ve ‘O gerçekten benden özür dilemesi gereken şu durumu bile göremeyecek kadar kör’ diye düşünüyorsunuz.

Kuvvetle muhtemel ki o da sizin için farklı bir şey düşünmüyor.

Hâlbuki iyi bir zihin okuyucu olmak yerine iyi bir dinleyici ve kendini ifade edebilen olmayı hedefleyen kişilere baktığımda problemi konuşabildiklerini ve çözemeseler bile problemden kaynaklı birbirine karşı öfke duymadıklarını defalarca kez gözlemledim.

Demem o ki insan ve insan ilişkileri bilimkurgu filmlerinde olduğu kadar basit, konuşulup anlaşılmayacak kadar karmaşık ve zor değildir.

Zihin okumak yerine konuşmayı, anlamayı seçmek kişilerarası iletişimin sorumluluğudur.

Bu sorumluluğu alabilmemiz dileğiyle.

Sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yasin Yıldız
Yasin Yıldız - 13 ay Önce

Tebrikler

Rabia Özgen
Rabia Özgen - 13 ay Önce

Meğer ne çok zihin okurmuşuz

Sevil
Sevil - 13 ay Önce

Kesinlikle

banner83

banner184